
Sevgili Virgilius insanı, tek kişilik bir kitap klubü kurarak, hepimize güzel kitaplar tavsiye etti. Passive Apathetic de hemen feyz alıp aynısını yaptı. Peki ben? Benim neyim eksik? Ben de yapmak istiyorum ama kitap yerine film yapayım ben. Daha zevkli geldi bana.. Herkese film seçeyim, meşrebine, tanıdığım kadarıyla huyuna suyuna uygun.. Bir de benim en sevdiğim filmler bunlar..Hemen başlıyorum:
İlk olarak bu işi başlatan Virgilius' uma gelsin bir film: "The man from earth". Virgilius yavrum, kendini bulacaksın bu filmde, geveze entelektüel :)
İki Gözüm Passive Apathetic' e , "I' am a cyborg but it is ok" ve bir de "Adam Resurrected" İlki muhteşem umut dolu ve eğlenceli, ikincisi de öyle görünmese de aslında umudu barındıran bir film. Özellikle ikinci insan onuru üzerine vurgu yaptığı için ve meseleleri Passive imin ilgisini çeker diye tavsiye edildi.
Ekmekçikızcııım' a, "Short Cuts" bence olay örgüsünü, kurguyu sever, belki de çoktaan seyretmiştir benim sinema aşığı arkadaşım.
Metin Bey' e kendi gibi elegan bir film: "Le fille sur le pont". Belli etmemeye uğraşsa da hayli romantik olduğundan seçildi. Ayrıca okuyorsanız acil şifalar dilerim Metin Beyciim. Çabuk iyileşin lütfen.
Sherlotte um, naif arkadaşıma da "Mirror Mask", sever diye düşünüyorum. Gizemli, ışıklı ve ayrıca büyüme hikayesi.
Sevgili Esther' e de "Hedwig and the angry inch", kendisinin bir ara gay ikonu olma arzusu vardı, bu filmin ilgisini çekmemesi imkansız.
Ever ' ıma, Uzakdoğu sineması ile barışması için: "Zatoichy". Dur küfretme bak çok eğlenceli film. Mihehehe. Canım mantı çekti beee :)
Tavşen' e bi klasik verelim: "A bout de souffle" çoktaan seyretmiş olabilir tabii bu tarz sahibi filmi.
Noni' ye de olur da izlememişse, "Breakfast At Tiffany's " i tavsiye edelim ama seyretmediğine ihtimal vermem.
Bir de bir de mimim var benim. Ekmekçikızcım göndermişti. "Siz hangi kitabı okuduğunu gördüğünüz bir adamla/kadınla tanışmayı isterdiniz?" konulu bir mim.
Çok düşünmedim. Birinin elinde "Günlerin Köpüğü- Boris Vian" kitabı görürsem, çook ilgilenirim. Hele de "ülen ne saçma sapan şey bu" şeklinde değil de eğlenerek, duygulanarak, sonlarda ağlayarak okuyorsa (tüm süreci nasıl göreceksem :)) elimizde dört başı mamur bir "kafa insan" adayı duruyor demektir.
Bir de sanırım çocuk olmayan ama benim halen ara ara okuduğum çocuk kitaplarını okuyan yetişkinler görsem etkilenirim ama bunun olasılığı düşük. Bu kitaplara örnek: "Küçük Prenses", Comtesse de Segur un herhangi bir kitabı, Oscar Wilde 'ın çocuklar için yazdığı hikayeler..
Burayı okuyan herkese pas atayım. Evet, "Siz hangi kitabı okuduğunu gördüğünüz bir adamla/kadınla tanışmayı isterdiniz?"
Not: Yukardaki yakışıklı Boris Vian :)




